Yazar: admin

Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yoluyla Takip

İcra ve İflas Kanunu’nda, para ve teminat alacakları için ilamsız takip yolu öngörülmüş olup, bu kapsamda başlıca takip yolu genel haciz yoluyla ilamsız icra takibidir. Ancak bunun yanında İcra İflas Kanunu bazı özel ilamsız takip yollarını da düzenlemiştir. Eğer alacak bir kambiyo senedine bağlanmış ise alacaklı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatabilir. Bu durumda alacaklı, genel haciz yoluyla takip yapabileceği gibi kambiyo senetlerine özgü haciz yolunu da tercih edebilir. Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip, alacaklı için, genel haciz yoluyla takibe göre daha elverişlidir. Bu takip yolu alacaklıya alacağına daha hızlı kavuşma imkânı sağlar. Genel haciz yoluyla takipte olduğu gibi doğrudan ödeme emrine itirazla takibin durdurulması mümkün değildir. Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte, takibin kesinleşmesi aşamasına kadar olan kısım genel haciz yoluyla takibe göre farklılık arz etmektedir. Takibin kesinleşmesinden sonraki haciz, satış ve paraların paylaştırılması aşamalarındaki usul ise genel haciz yoluyla aynıdır.

KAMBİYO SENETLERİNE ÖZGÜ HACİZ YOLUYLA TAKİP

Genel Olarak

Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatabilmek için alacaklının elinde bir kambiyo senedi olması gerekir. Kambiyo senetleri Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiştir. Bunlar, poliçe (TTK m. 671 vd.), bono (TTK m. 776 vd.) ve çek (TTK m.780 vd.)’tir. Kambiyo senedine sahip olan alacaklı, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapmak zorunda değildir, dilerse genel haciz yoluyla takip de yapabilir. Senedin, Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen vasıflara sahip olmaması halinde ise ancak genel haciz yoluyla takip yapılabilir.

Bir alacak rehinle teminat altına alınmış ise o alacağın tahsili için rehnin para çevrilmesi yoluyla takip yapılması zorunludur. Ancak rehinle teminat altına alınan alacak için aynı zamanda kambiyo senedi de düzenlenmişse, bu durumda alacaklı rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmak zorunda değildir, bunun yerine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapabilir. Şu halde kambiyo senetleri, önce rehne müracaat kuralının istisnasını teşkil eder (İİK m. 45/I).

Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte de takip talebi, ödeme emri, takibin kesinleşmesi, haciz, satış ve paraların paylaştırılması aşamaları vardır. Burada, genel haciz yoluyla takipten farklı olan takibin kesinleşmesi aşamasına kadarki kısım inceleme konusu yapılacak ve yer yer her iki takip yolunun farklarına yer verilecektir.

Takip Talebi

Genel haciz yoluyla takipte olduğu gibi kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip de alacaklının icra dairesine yönelttiği takip talebiyle başlar. Alacaklının başvuracağı yetkili icra dairesi genel haciz yoluna ilişkin yetkili kurallarıyla aynı olup özellik arz etmemektedir. Buna göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda para alacakları için geçerli olan yetki hükümleri uygulama alanı bulacaktır. Ayrıca bu takip yolu da bir ilamsız takip yolu olduğundan, İİK m. 50 gereğince sözleşmeden kaynaklanan alacaklar için sözleşmenin yapıldığı yer icra dairesi de yetkili olacaktır.

Kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda takip talebi, genel haciz yoluyla takipte belirtilen hususlara (İİK m.58) göre hazırlanır (İİK m. 167/2). Ancak genel haciz yolundan farklı olarak, kambiyo senedinin cinsi, tarihi ve numarası yazılmalıdır.

Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte, alacaklının, takip talebinde belirttiği kambiyo senedinin aslını ve borçlu sayısı kadar onaylı örneğini takip talebine eklemesi gerekir (İİK m. 167/2). Ancak bazı hallerde aslının icra dairesine verilmesi mümkün olmayabilir. Örneğin, takip konusu çek bankaya ibraz edilmiş ve bir kısmı ödenmiş ise, banka çekin aslını muhafaza eder ve ön ve arka yüzünün onaylı fotokopisini alacaklıya verir. Bu durumlarda, bu örneğin eklenmesi yeterlidir. Bunun yanında, TTK hükümlerine göre ödememe protestosunun çekilmesi gereken durumlarda, ödememe protestosunun da takip talebine eklenmesi gerekir.

Takip talebini alan icra memuru takip talebinde bulunması gereken hususları inceler. Bunun yanında kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte şu hususları da incelemesi gerekir;

• Senedin kambiyo senedi olup olmadığını (İİK m. 168/I; m. 170a),

• Takipte bulunan alacaklının bu yola başvurma hakkının bulunup bulunmadığını(İİK m. 168/I; m. 170a),

• Senedin vadesinin gelip gelmediğini (İİK m. 168).

Ödeme Emri

İcra müdürü, takip talebinde yer alan hususları inceleyip, ayrıca senedin kambiyo senedi niteliğinde olduğunu, alacaklının takip hakkı bulunduğunu ve senedin vadesinin geldiğini tespit ettikten sonra borçluya kambiyo senetlerine özgü haciz yoluna ilişkin ödeme emri gönderir (İİK m. 168/I).

Ödeme emrinde, takip talebinde yer alan hususların dışında borçluya bazı ihtarlar yapılır. Ödeme emrinin sonuç doğurması için bu ihtarların bulunması gerekir. Ödeme emrinde aşağıdaki ihtarlar yer alır;

  • Borcun ve takip masraflarının on gün içinde ödeme emrinde yazılı olan icra dairesine ait banka hesabına ödenmesi,
  • Takip dayanağı olan senet, kambiyo senedi vasfına sahip değilse beş gün içinde icra mahkemesinde şikâyet yoluna başvurması gerektiği,
  • Takip dayanağı kambiyo senedindeki imza kendisine ait olmadığı iddiasında ise bunu beş gün içinde açıkça bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirmesi, aksi takdirde kambiyo senedindeki imzanın kendisine ait sayılacağı ve imzasını haksız yere inkâr ederse senede dayanan takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edileceği ve icra mahkemesinden itirazının kabulüne dair bir karar getirmediği takdirde cebri icraya devam olunacağı,
  • Borçlu olmadığı veya borcun itfa edildiği ya da süre verildiği yahut alacağın zamanaşımına uğradığı ya da icra dairesinin yetkisiz olduğuna ilişkin itirazlarını beş gün içinde bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirerek icra mahkemesinden itirazın kabulüne dair bir karar getirmediği takdirde cebri icraya devam olunacağı,
  • İtiraz edilmediği ve borç ödenmediği takdirde on gün içinde 74. maddeye, itiraz edilip de reddedildiği takdirde ise üç gün içinde 75. maddeye göre mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapisle tazyik edileceği, mal beyanında bulunmaz veya hakikate aykırı beyanda bulunursa ayrıca hapisle cezalandırılacağı ihtar edilir.

Ödeme emrine, kambiyo senedi ve varsa ödememe protestosunun örneği de eklenir ve borçluya gönderilir. Şayet birden fazla borçlu varsa her bir borçluya ödeme emrinin ayrı ayrı gönderilmesi gerekir.

Ödeme Emrine Karşı Konulması

Ödeme emrini alan borçlu, borcu kabul etmiyorsa ödeme emrine karşı itiraz etmelidir. Borçlunun ödeme emrine itirazı borca olabileceği gibi, kambiyo senedindeki imzanın kendisine ait olmadığına ilişkin de olabilir. Bunun yanında icra memurunun hatalı işleminden dolayı şikâyet yoluna da başvurabilir.

1. Ödeme Emrine İtiraz ve İncelenmesi

Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte, borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde bir dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak ödeme emrine itiraz edebilir. İtiraz imzaya ve borca itiraz olabilir. Genel haciz yolundan farklı olarak itirazın icra mahkemesine ve dilekçe ile yapılması gerekir (İİK m. 169).

Ödeme emrine itiraz, genel haciz yoluyla takipteki itirazın aksine takibi durdurmaz. İtiraz sadece satışın yapılmasına engel teşkil eder (İİK m 169 c.2). Ancak icra mahkemesi, borçlunun yaptığı borca veya imzaya itiraz üzerine, itirazın ciddi olduğu kanaatine varırsa itiraz ile ilgili esas kararını verinceye kadar takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir (m. 169/a f. 2; m. 170 f. 2).

a) İmzaya İtiraz ve İncelenmesi (m. 170)

Borçlu takip konusu kambiyo senedindeki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasında ise bu itirazını ayrıca ve açıkça beş gün içinde icra mahkemesine bildirmelidir. Şayet bu süre içerisinde bildirmezse kambiyo senedindeki imza borçluya ait sayılır. İmzaya itiraz üzerine icra mahkemesi imzaya ilişkin incelemesini İİK m. 68a’da belirtilen prosedüre göre yapar.

İcra mahkemesi inceleme sonucunda, inkâr edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse, itirazın kabulüne karar verir. Şayet daha önce icra mahkemesince m. 170 f.2’ye göre geçici olarak takibin durmasına karar vermemişse, imzaya itirazın kabulü kararıyla birlikte takip durur. Bu halde alacaklının genel hükümlere göre genel mahkemelerde dava açma hakkı saklıdır. İtirazın kabulüne karar veren icra mahkemesi, alacaklının kambiyo senedini takibe koymakta kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunun tespiti halinde, itirazın kabulü kararıyla birlikte alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder. Ancak alacaklı genel mahkemelerde dava açarsa, para cezasının tahsili bu davanın sonuna kadar ertelenir ve bu davayı kazanırsa hakkında verilmiş olan para cezası kalkar (m. 170 f. 4).

Borçluyu, senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere inkâr tazminatına ve takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder. Borçlu alacaklıya karşı menfi tespit veya istirdat davası açarsa, hükmolunan tazminatın ve para cezasının tahsili dava sonuna kadar ertelenir, davanın borçlu lehine sonuçlanması halinde daha önce hükmedilmiş olan tazminat ve para cezası kalkar. Burada dikkat edilmesi gereken husus, itirazın reddine karar verildiğinde borçlunun tazminata ve para cezasına mahkûm edilebilmesi için, borçlunun itirazı üzerine m. 170 f. 2 hükmüne göre icra mahkemesince geçici olarak durdurulmasına karar verilmiş olması gerekir.

b) Borca İtiraz ve İncelenmesi (m. 169, 169/a)

İmzaya itiraz dışında kalan hususlar borca itiraz niteliğindedir. Örneğin borcun olmadığı, senet konusu paranın ödendiği, borcun zamanaşımına uğradığı veya icra dairesinin yetkisiz olduğuna ilişkin itirazlar borca itiraz olarak değerlendirilir. Borçlu, borca ilişkin itirazlarının da beş gün içerisinde icra mahkemesine bildirmelidir.

Borca itiraz üzerine icra mahkemesi, incelemesini duruşmalı olarak yapar. Bunun için tarafları en geç otuz gün içinde duruşmaya çağırır. Taraflardan birinin duruşmaya gelmemesi halinde icra mahkemesi gelmeyenin yokluğunda inceleme yaparak karar verir.

Borçlu, borçlu olmadığını veya borcun itfa edildiğini ya da ertelendiğini ancak resmi veya imzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş bir belge ile ispat edebilir. Borçlu tarafından sunulan resmi olmayan belgenin imzası alacaklı tarafından inkâr edilirse, icra mahkemesi İİK m. 68a’ya göre imza incelemesi yapar ve imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirirse borçlunun itirazını kabul eder. Ayrıca alacaklıyı belgenin içerdiği miktarın yüzde onu kadar para cezasına mahkûm eder.

Borçlunun zamanaşımına ilişkin itirazı senet üzerindeki tarihe göre incelenir. Borçlu zamanaşımının kesildiğini veya durduğunu iddia ediyorsa, bunu resmi veya imzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş bir belge ile ispat etmesi gerekir.

İcra mahkemesi, inceleme sonucunda borçlunun itirazlarının haklılığına kanaat getirirse, itirazın kabulüne karar verir ve kararın kesinleşmesi ile takip iptal edilir. Alacaklı, kambiyo senedini takibe koymakta kötü niyetli veya ağır kusurlu ise, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Alacaklı, genel mahkemelerde dava açarsa tazminat ve para cezasının tahsili bu davanın sonuna ertelenir. Alacaklının tazminata mahkûm edilebilmesi için borçlunun talebi gerekir.

İcra mahkemesi, inceleme sonucunda borçlunun itirazlarının haksızlığına kanaat getirirse, itirazın reddine karar verir. Bu karar ile birlikte takip devam eder. Borçlunun itirazı üzerine takibin geçici olarak durdurulmasına karar verilmişse, icra mahkemesi borçluyu, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden az olmayacak tutarda inkâr tazminatına ve yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder. Şayet borçlu alacaklıya karşı menfi tespit ve istirdat davası açarsa, tazminatın tahsili dava sonuna kadar ertelenir. Borçlunun tazminata mahkûm edilebilmesi için alacaklının talebi gerekir.

2. Ödeme Emrine Karşı Özel Şikâyet Sebepleri

Genel haciz yolunda olduğu gibi kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte de icra müdürünün hatalı işlemlerinden dolayı süresiz olarak veya yedi gün içerisinde icra mahkemesinde şikâyet yoluna başvurulabilir. Ancak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte farklı şikâyet sebepleri de gündeme gelmektedir. Zira icra müdürünün genel haczi yoluyla takipten farklı olarak, takip alacaklısının takip talebini aldığında, senedin kambiyo senedi niteliğinde olup olmadığını, takip alacaklısının takip hakkının bulunup bulunmadığını, senedin vadesinin gelip gelmediğini de incelemesi gerekir. Ayrıca yukarıda açıklandığı gibi, senet aslının da icra dairesine verilmesi gerekir. İşte icra müdürünün genel haciz yoluyla takipten farklı olarak dikkate alması gereken bu takip hukuku kurallarının ihlali durumunda, icra müdürünün işlemi şikâyete konu olabilir. Bu şikâyet sebeplerini aşağıda ele alacağız.

a) Senedin Kambiyo Senedi Niteliğine Sahip Olmadığına ve Alacaklının Takip Hakkı Bulunmadığına İlişkin Şikâyet

Borçlu, alacaklının dayandığı senedin kambiyo senedi vasfı olmadığı ve alacaklının kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yoluna başvurma hakkının olmadığını iddia ediyorsa, bu muhalefetini icra mahkemesine ödeme emrinin tebliğinde itibaren beş gün içerisinde şikâyet yoluyla ileri sürmelidir (İİK m. 170/a). Bu iki husus kanunda özel olarak belirtilmiş ve şikâyet süresi beş gün olarak öngörülmüştür.

Beş gün içerisinde borçlunun yaptığı şikâyet takibi durdurmaz. Ancak icra mahkemesi takibin durdurulmasına karar verebilir. İcra mahkemesi, senedin kambiyo senedi vasfını taşımadığı veya alacaklının takip hakkının bulunmadığını tespit ederse takibin iptaline karar verir. Bu hususlara ilişkin olarak şikâyet yoluna başvurulmamış olsa dahi, icra mahkemesi başka bir konuyla ilgili süresinde yapılan şikâyet veya itiraz nedeniyle kendisine intikal eden işlerde senedin kambiyo senedi vasfına sahip olmadığı veya alacaklının kambiyo senedine dayanarak takip yapma hakkının bulunmadığı hususlarını kendiliğinden dikkate alarak takibi iptal edebilir (İİK m. 170/a f. 2).

b) Senedin Vadesinin Gelmediğine ve Senet Aslının Verilmemiş Olmasına İlişkin Şikâyet

İcra İflas Kanunu m.170/a dışında kalan, fakat kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe ilişkin özel şikâyet sebepleri vadeye ve senet aslının verilmemesine ilişkin şikâyetlerdir. İİK m.170/a’da yer almaması sebebiyle bunlar için şikâyet süresi beş gün değil şikâyete ilişkin genel süre olan yedi gündür.

Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte, takip dayanağı senedin vadesinin gelip gelmediğinin icra müdürü tarafından incelenmesi gerekir. Senedin vadesi gelmemişse icra müdürü ödeme emri göndermez (m. 168 f. 1). Oysa genel haciz yoluyla takipte icra müdürünün herhangi bir senedin vadesinin gelip gelmediğini inceleme yetkisi yoktur. Bu nedenle genel haciz yoluyla takipte bu husus bir şikâyet sebebi değil itiraz sebebi teşkil eder. Vadesi gelmeyen bir kambiyo senedi takibe konulmuş ise buna karşı yedi gün içerisinde icra mahkemesinde şikâyet yoluna başvurulabilir.

Senedin aslının takip talebiyle birlikte icra dairesine verilmesi gerekir (m. 167 f.2). Senedin aslı olmadan şayet bir takip başlatılmış ve ödeme emri gönderilmiş ise borçlu buna karşı yine yedi gün içerisinde icra mahkemesinde şikâyet yoluna başvurabilir.

Ödeme Emrine Karşı Konulmaması

Borçlu süresi içinde takibe karşı koymazsa takip kesinleşir. Takibin kesinleşmesi için beş günlük itiraz ve şikâyet sürelerinin geçmesi gerekir. Ancak bu beş günlük süre geçtikten sonra hemen takibe devam edilemez. Çünkü kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte, borçluya ödeme emrinin tebliğinden itibaren borcu ödemesi için on günlük süre tanınmıştır. Dolayısıyla takibe devam edilebilmesi için (haciz istenebilmesi için) ödeme emrinin tebliğinden itibaren on günlük sürenin de geçmesi gerekir.